Ecrimisil davasının görevli mahkemesi Asliye Hukuk Mahkemesi iken, yetkili mahkeme kural olarak 'davalının yerleşim yeri mahkemesidir'. Davanın taşınmazın aynına ilişkin bir dava olmamasına rağmen, uygulamada sıkça 'taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde' açılmasının ve bu durumun davalı tarafından yetki itirazında bulunulmadıkça sorun teşkil etmemesinin usul hukukundaki dayanağı nedir?
Ecrimisil davası, taşınmazın mülkiyetine (aynına) ilişkin bir dava değil, haksız fiilden kaynaklanan bir tazminat alacağına ilişkin şahsi bir davadır. Bu nedenle, HMK m. 12'de düzenlenen taşınmazın bulunduğu yerin kesin yetkili olduğu davalardan değildir. Genel yetki kuralı gereği (HMK m. 6), dava davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılmalıdır. Ancak, uygulamada davanın taşınmazla olan yakın ilgisi, keşif ve bilirkişi incelemesinin taşınmazın bulunduğu yerde daha kolay yapılacak olması gibi pratik nedenlerle sıkça taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılmaktadır. Bu durumun usul hukukundaki dayanağı, yetki itirazının niteliğidir. Davalının yerleşim yeri yetkisi, 'kesin yetki' kuralı değildir. Davalı, davanın yetkisiz bir mahkemede açıldığını, süresi içinde (cevap dilekçesiyle) bir 'ilk itiraz' olarak ileri sürmezse, mahkemenin yetkisizliğini kabul etmiş sayılır ve mahkeme davaya bakmaya yetkili hale gelir (HMK m. 19/4). Bu nedenle, davalı itiraz etmediği sürece, davanın taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi mümkün hale gelmektedir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/ecrimisil-davasi/)