İYUK m. 53/2'ye göre 'Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.' hükmü bulunmaktadır. Bu hükmün 'doğal hakim' ilkesi ve 'davanın tarafı olan hakimin kendi kararını yeniden inceleyememesi' (hakimin çekilmesi/reddi) kuralları açısından bir çelişki yaratıp yaratmadığını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162697

İlk bakışta bir çelişki varmış gibi görünse de, hukuki mantık açısından bir çelişki yoktur. İYUK m. 53/2'deki düzenlemenin temel nedeni, 'usul ekonomisi' ve 'davanın geçmişini en iyi bilen mahkemenin incelemesi' prensibidir. Yargılamanın yenilenmesi talebi, davanın esasıyla ve delillerle yakından ilgilidir ve bu bilgilere en hakim olan, ilk kararı veren mahkemedir. 'Doğal hakim' ilkesi, bir davanın kanunla önceden belirlenmiş bir mahkemede görülmesini ifade eder ki bu düzenleme de tam olarak bunu yapmaktadır. 'Hakimin kendi kararını yeniden inceleyememesi' kuralı ise, aynı kanun yolunda (örneğin temyizde) geçerlidir. Yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü ve farklı bir kanun yoludur. Burada hakim, kendi kararının hukuka uygunluğunu değil, kanunda sayılan yeni ve istisnai bir sebebin (yeni delil, sahte belge, hile vb.) ortaya çıkıp çıkmadığını inceler. Yani, ilk yargılamadan tamamen farklı bir hukuki durumu değerlendirir. Ancak, İYUK m. 53/1-g'de 'Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması'nın bir yenileme sebebi sayılması, sistemin kendi içinde bir denge kurduğunu ve hakimin tarafsızlığı ilkesini koruduğunu gösterir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idari-yargilama-usulu-kanunu-53-madde-iyuk/)