İdare hukukunda, idarenin bir mahkeme kararını uygulamaması veya eksik uygulaması durumunda, ilgililerin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? Bu durumun, idarenin ve ilgili kamu görevlilerinin sorumluluğunu doğurup doğurmayacağını Anayasa ve İYUK hükümleri çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162690

İdarenin mahkeme kararını uygulamaması veya eksik uygulaması durumunda ilgililer şu yollara başvurabilir: 1) İcra Takibi: Karar, bir miktar paranın ödenmesine ilişkinse, ilamlı icra takibi başlatılabilir. 2) İdareye Yeniden Başvuru: Kararın uygulanması için idareye yeniden başvurulabilir. Bu başvuruya cevap verilmemesi veya olumsuz cevap verilmesi halinde, bu eylemsizliğe karşı yeniden 'tam yargı davası' açılarak kararın uygulanmamasından doğan zararlar (maddi ve manevi tazminat) talep edilebilir (İYUK m. 28). 3) Kamu Görevlileri Hakkında Şikayet: Kararı kasten uygulamayan kamu görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma (TCK m. 257) suçundan suç duyurusunda bulunulabilir. Anayasa'nın 138/4 ve İYUK'un 28. maddesi, idarenin mahkeme kararlarına uymak ve bunları gecikmeksizin (en geç 30 gün içinde) uygulamak zorunda olduğunu emreder. Bu bir anayasal zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uymamak, idarenin 'hizmet kusuru'nu oluşturur ve tazminat sorumluluğunu doğurur. Ayrıca, Anayasa'nın 129/5. maddesi uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, rücu edilmek kaydıyla idare aleyhine açılır. Dolayısıyla, kararı uygulamayan kamu görevlisinin de kişisel mali ve cezai sorumluluğu gündeme gelir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/idarenin-takdir-yetkisi/, kadimhukuk.com.tr/makale/yonetmelik-iptal-davasi/)