Metinde geçen YCGK 2011/133 K. sayılı kararda, kanun yararına bozma talebi üzerine dosya derdest hale gelince zamanaşımının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu durumun ceza muhakemesi hukukundaki 'davasız yargılama olmaz' (non ultra petita) ilkesiyle bir çelişkisi var mıdır? Yargıtay'ın, talep edilmemiş olmasına rağmen re'sen zamanaşımını incelemesinin hukuki dayanağı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162688

Hayır, bu durum 'davasız yargılama olmaz' ilkesiyle çelişmez. Çünkü dava zamanaşımı, TCK m. 66 uyarınca bir 'dava şartı' ve 'kovuşturma engeli'dir. Kamu düzenine ilişkin olan bu husus, taraflarca ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında hakim veya mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) dikkate alınmak zorundadır. 'Davasız yargılama olmaz' ilkesi, mahkemenin, iddianamede gösterilen fiil ve failin dışına çıkamamasını ifade eder. Zamanaşımı ise, fiilin kendisiyle değil, o fiilden dolayı dava açma veya kovuşturma yapma hakkının süreyle sınırlı olmasıyla ilgilidir. Kanun yararına bozma talebiyle dosya yeniden ele alınıp derdest hale geldiğinde, mahkemenin ilk yapması gereken işlerden biri, davanın görülmesi için gerekli olan dava şartlarının (zamanaşımı gibi) halen mevcut olup olmadığını kontrol etmektir. Bu, mahkemenin görevidir ve talep dışı bir inceleme sayılmaz. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/elektrik-enerjisi-hirsizligi-sucu/)