Borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek açtığı 'menfi tespit davası' ile borçlu olmadığı bir parayı ödedikten sonra açtığı 'istirdat davası' arasındaki ilişkiyi ve temel farkı açıklayınız. İİK m. 72'ye göre, menfi tespit davası devam ederken borcun ödenmesi halinde davanın akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162680

Menfi tespit davası ve istirdat davası, borçlunun borçlu olmadığını ispatlamayı amaçlayan iki davadır. Aralarındaki temel fark, davanın açıldığı zamanki 'ifa' durumudur. Menfi Tespit Davası (İİK m. 72/1): Borç henüz ödenmeden, borçlunun 'borçlu olmadığının tespitini' istemek için açılır. Amaç, borcu ödemekten kurtulmak ve hakkındaki icra takibini durdurmaktır. İstirdat Davası (İİK m. 72/7): Borçlu, icra takibi baskısı altında 'borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldıktan sonra', ödediği bu paranın kendisine geri verilmesini (iadesini) istemek için açar. Amaç, haksız yere ödenen parayı geri almaktır. İİK m. 72/6 uyarınca, menfi tespit davası devam ederken borçlu borcu öderse, dava kendiliğinden 'istirdat davasına' dönüşür. Mahkeme, davaya istirdat davası olarak devam eder ve borçlunun haklı çıkması halinde ödediği paranın kendisine iadesine karar verir. Bu düzenleme, borçlunun yeniden dava açmasını engelleyerek usul ekonomisi sağlar. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/icra-ve-iflas-hukuku/icra-takibine-itiraz/)