Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/17243 E. sayılı kararında, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 31.12.2012 tarihinde 'yenilenmiş olması' nedeniyle, TBK m. 347'deki 10 yıllık uzama süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Bu 'yenileme' işleminin hukuki niteliği nedir ve neden 1985'ten beri devam eden bir kira ilişkisinde başlangıç tarihini değiştirmiştir? Bu durum, tarafların iradesinin kanun hükmü üzerindeki etkisini nasıl göstermektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162667

Tarafların 31.12.2012 tarihinde yaptıkları işlem, mevcut kira sözleşmesini aynı koşullarla bir yıl daha uzatan zımni bir yenileme değil, tarafların açık iradeleriyle 'yeni bir kira sözleşmesi' kurmalarıdır. Bu işleme 'yenileme (tecdit)' denir. Taraflar, eski sözleşmeyi sona erdirip, yeni koşullarla (veya aynı koşullarla ama yeni bir başlangıç tarihiyle) yeni bir sözleşme yapma iradesini ortaya koymuşlardır. Bu durumda, TBK m. 347'de belirtilen 10 yıllık uzama süresinin hesabı, eski sözleşmenin başlangıç tarihi olan 1985'ten değil, yeni sözleşmenin kurulduğu 31.12.2012 tarihinden itibaren başlar. Bu durum, sözleşme serbestisi ilkesinin bir yansımasıdır. Kanun, taraflara belirli haklar tanısa da, taraflar serbest iradeleriyle bu haklardan feragat edip yeni bir hukuki ilişki kurabilirler. Burada taraflar, eski sözleşmenin getirdiği 10 yıllık süre avantajını ortadan kaldıran yeni bir sözleşme akdetmişlerdir ve bu yeni sözleşmenin koşulları geçerlidir. (Kaynak: oner.av.tr/10-yillik-kiracinin-tahliyesi-ile-ilgili-yargitay-kararlari/)