Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/310 sayılı ecrimisil davasına ilişkin kararında, hükme esas alınan bilirkişi raporu 'hükme yeterli olmayan' ve 'denetime elverişli olmayan' olarak nitelendirilerek bozulmuştur. Bir bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte olması için HMK ve Yargıtay içtihatları uyarınca hangi unsurları taşıması gerekir?
Bir bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olması için taşıması gereken temel unsurlar şunlardır: 1) Gerekçeli Olma: Bilirkişi, ulaştığı sonucun dayandığı bilimsel, teknik ve fiili sebepleri açık ve anlaşılır bir dille açıklamalıdır (HMK m. 279/2). Sadece bir sonuç belirtmek yeterli değildir. 2) Somut Verilere Dayanma: Rapor, varsayımlara değil, dosyadaki belgelere, keşif sırasında yapılan gözlemlere, resmi kayıtlara (tarım il müdürlüğü verileri, hal fiyatları, emsal kira sözleşmeleri vb.) ve somut olgulara dayanmalıdır. 3) Karşılaştırmalı Analiz: Özellikle değerleme raporlarında (ecrimisil, kamulaştırma gibi), dava konusu taşınmaz ile emsal olarak alınan taşınmazların somut bir karşılaştırması yapılmalı, üstün ve eksik yönleri belirtilerek sonuca varılmalıdır. 4) Denetime Açıklık: Rapor, tarafların ve hakimin, bilirkişinin hangi verileri nasıl kullandığını ve sonuca nasıl ulaştığını adım adım takip edebilmesine olanak tanımalıdır. Yargıtay kararında da olduğu gibi, sadece 'haftada bir gün kullanıldığı' gibi soyut bir gerekçeyle ve emsal incelemesi yapmadan hazırlanan rapor, denetime elverişli kabul edilmez ve hükme esas alınamaz. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-270-bilirkisilik-gorevini-kabulle-yukumlu-olanlar.html)