HMK m. 270, belirli kişi ve kuruluşların bilirkişilik görevini kabulle yükümlü olduğunu belirtmektedir. Bu yükümlülüğün temel amacı nedir ve hangi durumlarda bu kişiler bilirkişilikten çekinebilirler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162663

Bilirkişilik görevini kabul yükümlülüğünün temel amacı, mahkemelerin özel ve teknik bilgi gerektiren konularda uzman bulmakta zorlanmasını önlemek ve yargılamanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesini temin etmektir. Kural olarak kimse bilirkişilik yapmak zorunda olmasa da, kanun bazı istisnalar getirmiştir. Bu kişiler şunlardır: a) Resmi bilirkişiler ve bilirkişi listelerinde yer alanlar. b) O bilgiyi bilmeden mesleğini veya zanaatını icra edemeyecek olanlar. c) Bir meslek veya sanatı icra etmeye resmen yetkili kılınmış olanlar (doktor, mühendis, mali müşavir vb.). Bu kişiler, HMK m. 270/2 uyarınca ancak iki halde bilirkişilikten çekinebilirler: 1) Tanıklıktan çekinme sebeplerinin (HMK m. 248-250) varlığı halinde (örneğin, davanın tarafının yakını olmak, meslek sırrı vb.). 2) Mahkemece kabul edilebilir diğer bir sebebe dayanarak (örneğin, ağır hastalık, o konuda uzmanlığının yetersiz olması, iş yoğunluğunun aşırı olması gibi mahkemenin makul göreceği bir mazeret). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-270-bilirkisilik-gorevini-kabulle-yukumlu-olanlar.html)