Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2019/1985 E. sayılı kararında, Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği birleştirme kararının, Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından muvafakat verilmeyerek iade edilmesi ve bunun üzerine Osmaniye mahkemesinin davaya yeni bir esas üzerinden devam etmesi durumu ele alınmıştır. Yargıtay, kanun yararına bozma talebini neden 'ortada incelenebilecek bir karar bulunmadığı' gerekçesiyle reddetmiştir?
Yargıtay bu talebi reddetmiştir çünkü Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesi, verdiği tek taraflı birleştirme kararından, Ceyhan mahkemesinin muvafakat etmemesi üzerine fiilen 'dönmüş' ve yargılamaya kendisi devam etmiştir. Birleştirme kararları, CMK m. 223'te sayılan nihai 'hüküm' niteliğinde değil, yargılama sırasında verilebilen ve her zaman geri alınabilen 'ara kararı' niteliğindedir. Osmaniye mahkemesi, birleştirme kararını uygulayamayınca dosyaya yeni bir esas numarası vererek yargılamayı sürdürmüş, böylece ilk birleştirme kararı hukuken ve fiilen geçersiz hale gelmiştir. Ortada artık hukuki bir sonuç doğurmayan, geçerliliğini yitirmiş bir 'ara kararı' kalmıştır. Kanun yararına bozma ise, kesinleşmiş ve hukuki sonuç doğurmaya devam eden karar veya hükümlere karşı başvurulan bir yoldur. Bu nedenle Yargıtay, hukuki geçerliliği kalmamış bir kararın bozulmasında hukuki bir yarar görmemiş ve talebi reddetmiştir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-16-madde-cmk/)