CMK m. 16, farklı mahkemelerin yetkisi içindeki 'bağlantılı' ceza davalarının birleştirilerek görülebileceğini düzenlemektedir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2014/6119 E. sayılı kararında, 'Gezi Parkı' protestoları ile 'Akdeniz Olimpiyatları' protestolarına ilişkin iki ayrı davanın birleştirilmesi talebi neden reddedilmiştir? Bu karardan hareketle, davalar arasında 'bağlantı' kurulabilmesi için aranan hukuki ölçüt nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162649

Yargıtay, iki ayrı davanın birleştirilmesi talebini, olaylar arasında hukuki ve fiili bir bağlantı bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. CMK m. 8'e göre bağlantı, 'bir kişinin birden fazla suçtan sanık olması' veya 'bir suçta birden fazla sanık bulunması' halinde var sayılır. Ancak bu formel bağlantının yanı sıra, davaların birleştirilmesinde usul ekonomisi ve maddi gerçeğin daha sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarılması amacı güdülür. Yargıtay kararında, iki olayın (Gezi Parkı ve Akdeniz Olimpiyatları protestoları) birbirinden tamamen bağımsız olduğu, farklı tarihlerde ve farklı saiklerle gerçekleştiği, bu eylemlerin TCK anlamında 'bir suç işleme kararının icrası' kapsamında (zincirleme suç gibi) değerlendirilemeyeceği vurgulanmıştır. Dolayısıyla, sadece bazı sanıkların her iki olayda da yer alması, aralarında hukuki bir bağlantı kurmak ve davaları birleştirmek için yeterli görülmemiştir. Bağlantı için, suçlar arasında maddi veya hukuki bir irtibat, delillerin ortaklığı ve birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk gibi unsurlar aranır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-16-madde-cmk/)