Metinde, OHAL KHK'ları ile Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı gibi kurumlarda 'asli ve sürekli' görevlerde dahi 4/B'li sözleşmeli personel istihdamının önünün açıldığı belirtilmektedir. Bu durum, 657 sayılı DMK'nın 4. maddesinde memurluk için aranan 'asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa' tanımı ve sözleşmeli personel için öngörülen 'geçici işler' ilkesi ile nasıl bir çelişki yaratmaktadır? Bu uygulamanın Anayasa'nın 128. maddesi açısından hukuki bir değerlendirmesini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162647

Bu durum, 657 sayılı Kanun'un temel felsefesiyle açık bir çelişki yaratmaktadır. Kanunun sistematiğinde, Devletin 'asli ve sürekli' görevleri kadrolu ve güvenceli 'memurlar' tarafından, 'geçici' ve 'istisnai' nitelikteki, özel uzmanlık gerektiren işler ise 'sözleşmeli personel' tarafından yürütülür. Sağlık ve eğitim gibi hizmetler, Devletin asli ve sürekli görevlerindendir. Bu alanlarda yaygın olarak sözleşmeli personel istihdam edilmesi, 'geçicilik' ve 'istisnailik' ilkelerini fiilen ortadan kaldırmakta ve memurluğun alanını daraltmaktadır. Anayasa'nın 128. maddesi, 'Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür' der. AYM, 'diğer kamu görevlileri' kavramını geniş yorumlayarak sözleşmeli personeli de bu kapsama dahil etse de, asli ve sürekli görevlerin güvencesiz ve geçici bir istihdam modeliyle yürütülmesi, Anayasa'nın bu maddesinin ruhuna ve kamu hizmetinin güvenceli personel eliyle yürütülmesi ilkesine aykırılık teşkil ettiği yönünde ciddi eleştirilere neden olmaktadır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/4-b-sozlesmeli-personel-kimdir-tayin-hakki-var-mi/)