Bir kişi, hakkında yürütülen bir dolandırıcılık soruşturmasında, suçu kendisinin işlemediğini, başka bir şahsın (katılan) işlediğini beyan etmiştir. Soruşturma sonunda, eylemi bizzat sanığın gerçekleştirdiği ve katılanın masum olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 8. CD 2024/21560 E. sayılı kararında, sanığın bu eyleminin neden 'iftira suçu kastıyla' hareket ettiğini gösterdiği kabul edilmiştir? Sanığın 'ben gerçekleri anlattım' savunması neden yeterli görülmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162644

Yargıtay, sanığın eylemini iftira suçu olarak kabul etmiştir çünkü sanık, kendisini cezai sorumluluktan kurtarmak amacıyla, 'işlemediğini bildiği bir fiili' kasten ve bilerek bir başkasına (katılana) isnat etmiştir. İftira suçunun özel kastı olan 'hakkında soruşturma başlatılmasını sağlama amacı' burada mevcuttur. Sanıktan, kendisi hakkındaki bir soruşturmada başkası hakkında suç atfında bulunduğunda, o kişi hakkında da bir soruşturma başlatılacağını öngörmesi beklenir. Sanığın 'ben gerçekleri anlattım' şeklindeki savunması, soruşturma sonucunda ortaya çıkan maddi gerçekle (eylemi kendisinin gerçekleştirdiği, ATM kamera kayıtları vb.) çeliştiği için yeterli görülmemiştir. Sanığın beyanının gerçeğe aykırı olduğu objektif delillerle sabit olduğundan, bu savunma inandırıcı bulunmamış ve eylemin iftira suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir. (Kaynak: or.av.tr/iftira-sucu-tck-m-267/)