İftira suçunun (TCK m. 267) manevi unsuru 'özel kast' gerektirir. Bu 'özel kast'ın unsurları nelerdir? Failin, mağdura isnat ettiği fiilin hukuka aykırı olduğunu bilmesi ve bu isnadı yapmayı istemesi (doğrudan kast) suçun oluşumu için yeterli midir?
Hayır, doğrudan kast yeterli değildir. İftira suçunun manevi unsuru, genel kastın ötesinde bir 'özel kast' (amaç/saik) gerektirir. Bu özel kastın unsurları şunlardır: 1) Failin, mağdura isnat ettiği fiili 'işlemediğini bilmesi' gerekir. Bu, suçun olası kastla işlenemeyeceğini gösterir. Failin şüpheye dayanarak veya yanlış bir kanaatle hareket etmesi iftira suçunu oluşturmaz. 2) Failin, bu isnadı 'hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla' yapması gerekir. Yani failin tek amacı gerçeği ortaya çıkarmak veya bir hakkı kullanmak değil, masum olduğunu bildiği bir kişiye zarar vermek ve onu adli veya idari bir süreçle karşı karşıya bırakmaktır. Sadece hukuka aykırı fiili bilerek ve isteyerek isnat etmek yeterli olmayıp, bu özel amacın da failde mevcut olması suçun oluşumu için zorunludur. (Kaynak: or.av.tr/iftira-sucu-tck-m-267/)