Metinde, 'Mahkemeler arasında hiyerarşi yoktur, normlar hiyerarşisi ve yetki paylaşımı vardır' tespiti yapılmaktadır. Bu tespitten hareketle, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuru sonucunda verdiği bir ihlal kararının, Yargıtay veya ilk derece mahkemeleri ile AYM arasında bir 'altlık-üstlük' ilişkisi kurduğunu söylemek doğru mudur? AYM'nin 'yeniden yargılama' veya 'tahliye' gibi kararlar verme yetkisinin kaynağı nedir?
Hayır, bu durum bir altlık-üstlük ilişkisi kurmaz. AYM ile diğer mahkemeler farklı yargı kollarında yer alan, görev ve yetkileri Anayasa ve kanunlarla belirlenmiş kurumlardır. Aralarındaki ilişki hiyerarşik değil, fonksiyoneldir. AYM kararlarının bağlayıcılığı, kendisinin diğer mahkemelerden 'üstün' olmasından değil, denetlediği ve yorumladığı norm olan Anayasa'nın 'normlar hiyerarşisinin zirvesinde' yer almasından kaynaklanır. AYM'nin 'yeniden yargılama' veya 'tahliye' gibi kararlar verme yetkisinin kaynağı ise doğrudan 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesidir. Bu madde, AYM'ye, tespit ettiği hak ihlalini ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için 'yapılması gerekenlere hükmetme' yetkisi vermektedir. Yeniden yargılama, infazın durdurulması ve tahliye, bu 'yapılması gerekenler' kapsamında, ihlalin sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik usuli araçlardır. Bu yetkinin kullanılması, hiyerarşik bir üstünlük değil, kanunun verdiği özel bir görevin yerine getirilmesidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/anayasa-mahkemesinin-kararlarinin-gereginin-yerine-getirilmesi)