Kamulaştırmasız el atma davalarında, taşınmaz bedelinin tespiti için Yargıtay'ın kamulaştırma davalarındaki değer biçme esaslarını (Kamulaştırma Kanunu m. 11) kıyasen uyguladığı belirtilmektedir. Ancak, bedelin hesaplanacağı tarih konusunda önemli bir fark vardır. Bu fark nedir ve hukuki gerekçesi Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre nasıl açıklanmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162628

Normal bir kamulaştırma davasında bedel, davanın açıldığı tarihteki rayice göre belirlenir. Kamulaştırmasız el atma davalarındaki en önemli fark ise, bedelin belirleneceği tarihtir. 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 E., 1956/6 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan bedel tespiti ve tescil davalarında, taşınmazın değeri, 'el koyma tarihindeki nitelikleri ve özellikleri' (örneğin arsa ise arsa, tarla ise tarla vasfı) dikkate alınarak, 'dava tarihindeki rayiç değeri' üzerinden hesaplanır. Bu yöntemin hukuki gerekçesi, mülkiyet hakkı hukuka aykırı olarak ihlal edilen maliki, enflasyonist etkilerden ve zamanla meydana gelen değer kayıplarından korumaktır. Eğer bedel el atma tarihindeki değere göre hesaplansaydı, malik yıllar sonra açtığı davada reel olarak çok düşük bir bedel alacak ve zararı karşılanmamış olacaktı. Bu nedenle, taşınmazın vasfı el atma anına, değeri ise dava anına göre belirlenerek malikin hak kaybı önlenmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/kamulastirmasiz-el-atma-davasi-nedir.html)