İcra takibine itirazın 'kesin olarak kaldırılması' (İİK m. 68) ile 'geçici olarak kaldırılması' (İİK m. 69) arasındaki temel fark nedir? Alacaklının hangi tür belgelere dayanması, bu yollardan hangisine başvuracağını belirler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162625

İki yol arasındaki temel fark, takibin dayandığı belgenin niteliği ve borçlunun itirazının sebebidir. İtirazın 'Kesin Olarak Kaldırılması' (İİK m. 68): Bu yola başvurabilmek için alacaklının elinde İİK m. 68/1'de sayılan, borcun varlığını ve miktarını açıkça ispatlayan güçlü belgelerden biri olmalıdır. Bunlar; imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış bir senet (adi senet, bono, poliçe) veya resmi dairelerin ya da yetkili makamların usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgedir. Bu durumda borçlu borca itiraz etmiş olsa bile, alacaklı bu güçlü belgelerle itirazı kesin olarak kaldırarak takibe devam edebilir. İtirazın 'Geçici Olarak Kaldırılması' (İİK m. 69): Bu yola, alacaklının dayandığı senet adi nitelikte ise ve borçlu itirazında bu senet altındaki 'imzaya' itiraz etmişse (imzayı reddetmişse) başvurulur. Burada asıl uyuşmazlık imzanın borçluya ait olup olmadığıdır. İcra mahkemesi, yapacağı incelemede imzanın borçluya ait olduğu yönünde kuvvetli bir kanaate varırsa itirazı 'geçici' olarak kaldırır. Karar geçicidir çünkü borçlu 7 gün içinde borçtan kurtulma davası açarak imza ve borç konusunu genel mahkemede yeniden tartışma hakkına sahiptir. Kısacası, kesin kaldırma borcun esasına, geçici kaldırma ise adi senetteki imza inkarına yöneliktir. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/icra-ve-iflas-hukuku/icra-takibine-itiraz/)