İtirazın iptali davasında (İİK m. 67), alacaklı lehine 'icra inkar tazminatı'na hükmedilebilmesi için hangi koşulların bir arada bulunması gerekir? Borçlunun itirazında haksız olması, tazminata hükmedilmesi için tek başına yeterli midir? İtiraz eden kişinin 'veli, vasi veya mirasçı' olması durumunda tazminat sorumluluğu nasıl bir özellik arz eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162624

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için şu koşullar gereklidir: 1) Geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. 2) Borçlu süresi içinde bu takibe itiraz etmiş olmalıdır. 3) Alacaklı, bir yıl içinde itirazın iptali davası açmış olmalıdır. 4) Mahkemece borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilmelidir. 5) Alacaklının dava dilekçesinde açıkça tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir. Borçlunun itirazında haksız olması tek başına yeterli değildir; alacaklının talebi de şarttır. Tazminat oranı, reddedilen veya hükmolunan meblağın %20'sinden az olamaz. İtiraz eden kişinin 'veli, vasi veya mirasçı' olması durumunda, bu kişilerin borçlunun (temsil ettikleri kişinin) tüm borçlarını ve hukuki durumunu tam olarak bilemeyecekleri kabul edilir. Bu nedenle, kanun koyucu bu kişileri koruyucu bir hüküm getirmiştir. Onlar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, itirazlarında sadece haksız olmaları yetmez, ayrıca 'kötü niyetli' olduklarının da mahkemece tespit edilmesi gerekir. Bu, genel kurala getirilmiş önemli bir istisnadır. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/icra-ve-iflas-hukuku/icra-takibine-itiraz/)