İşçinin ara dinlenme süresini işyerinde geçirmesi, bu sürenin çalışma süresinden sayılması için tek başına yeterli bir kriter midir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2006/191 K. sayılı kararında, bu konuda hangi ek unsurun araştırılması gerektiği vurgulanmıştır?
Hayır, işçinin ara dinlenme süresini işyerinde geçirmesi, bu sürenin çalışma süresinden sayılması için tek başına yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına ve metinde atıf yapılan HGK kararına göre belirleyici olan, işçinin bu süreyi 'serbestçe kullanıp kullanamadığı' ve 'işverenin emrine amade olup olmadığıdır'. İşçi, ara dinlenmesinde işyerinde kalsa bile, bu süreyi kendi isteğiyle serbestçe kullanıyorsa (dinleniyor, yemek yiyor, kişisel işleriyle ilgileniyorsa) bu süre çalışma süresinden sayılmaz. Ancak, işin niteliği gereği (örneğin, bir güvenlik görevlisinin yerini terk edememesi) veya fiilen çalışmaya devam etmesi halinde, bu süre ara dinlenmesi değil, çalışma süresi olarak kabul edilir ve haftalık 45 saatlik sınırın hesabında dikkate alınır. HGK kararında da vurgulandığı gibi, mahkeme, işçinin 'ara dinlenme sırasında fiilen çalışarak işyerinde bulunmasının gerekip gerekmediğini' ve işin niteliğini araştırmalıdır. Salt işyerinde bulunmak yeterli değildir. (Kaynak: oner.av.tr/iscinin-calisma-ve-tatil-suresi/)