HMK m. 339/2, adli yardımdan yararlanan kişinin davayı kaybetmesi halinde, yargılama giderlerinin tahsilinin 'mağduriyetine neden olacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa', mahkemenin hükümde bu kişiyi tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutabileceğini düzenler. Danıştay 15. Dairesi'nin 2016/2380 E. sayılı kararında, davadan feragat eden ve adli yardımdan yararlanan davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması neden bozulmuştur? Mahkemenin bu durumda yapması gereken değerlendirme nedir?
HMK m. 312'ye göre davadan feragat eden taraf, aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Ancak, HMK m. 339/2 bu genel kurala önemli bir istisna getirmektedir. Danıştay kararında, adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, eşinin vefatı gibi insani bir nedenle davadan feragat ettiği ve yargılama giderlerinden muaf tutulmayı talep ettiği görülmektedir. İdare Mahkemesi, bu talebi hiç değerlendirmeden, doğrudan HMK m. 312'ye göre giderleri davacı üzerinde bırakmıştır. Danıştay, bu durumu bozma sebebi saymıştır. Mahkemenin yapması gereken; HMK m. 339/2 uyarınca, feragat nedeniyle davacının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının, davacının mevcut sosyo-ekonomik durumu (böbrek hastası olması, eşinin vefatı vb.) göz önüne alındığında onun için ek bir 'mağduriyete' yol açıp açmayacağını irdelemek ve bu değerlendirmenin sonucuna göre, davacıyı yargılama giderlerinden tamamen veya kısmen muaf tutup tutmayacağına gerekçeli bir şekilde karar vermektir. Bu değerlendirme yapılmadan karar verilmesi eksik incelemedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-339-adli-yardimla-ertelenen-yargilama-giderlerinin-tahsili.html)