Metinde, ilamın bölünerek takibe konulmasının hakkın kötüye kullanılması sayıldığı durumlar ile buna istisna teşkil eden durumlar arasında bir ayrım yapılmaktadır. Davalı tarafta birden fazla kişinin bulunduğu ve bu kişilerin (ihtiyari dava arkadaşı) farklı borç miktarlarından sorumlu tutulduğu bir ilamın, alacaklı tarafından her bir borçluya karşı ayrı ayrı icra takibine konulması 'ilamın bölünmesi' olarak kabul edilebilir mi? Bu durumun hukuki gerekçesini açıklayınız.
Hayır, bu durum 'ilamın bölünmesi' veya hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilemez. Metinde yer alan İstanbul BAM kararında da belirtildiği gibi, ilamda her bir davalı için borç miktarı ve sorumluluk ayrı ayrı belirlenmişse, bu davalılar arasında 'ihtiyari dava arkadaşlığı' söz konusudur. Her bir borçlunun borcu diğerinden bağımsızdır. Bu nedenle, alacaklının her bir borçluya karşı, ilamda belirtilen kendi sorumluluk miktarı üzerinden ayrı ayrı takip yapması usul ve yasaya uygundur. Hakkın kötüye kullanılması, tek bir borçluya karşı tek bir ilamdan doğan birden fazla alacak kaleminin (örneğin maddi ve manevi tazminat) kötü niyetle bölünerek takip edilmesidir. Ancak borçlular farklı ve sorumlulukları bağımsız olduğunda, her birine ayrı takip yapılması, alacağın tahsilinin doğal bir gereğidir ve dürüstlük kuralına aykırı değildir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ilamin-bolunerek-alacagin-ayri-ayri-takibe-konulmasi)