Aynı ilamda hükmedilen birden fazla alacak kaleminin, alacaklı tarafından kasten ayrı ayrı ilamlı icra takiplerine konu edilmesi, metinde belirtilen Yargıtay kararlarına göre hangi hukuki ilkenin ihlali olarak kabul edilmektedir? Bu tür bir uygulamanın alacaklıya sağladığı 'avantaj' ve borçluya yüklediği 'külfet' nelerdir ve mahkemeler bu durumu tespit ettiğinde nasıl bir karar vermelidir?
Aynı ilamdaki alacak kalemlerinin kasten ayrı ayrı takiplere konu edilmesi, Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına göre Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenen 'dürüstlük kuralı' ve 'hakkın kötüye kullanılması yasağı'nın ihlali olarak kabul edilmektedir. Alacaklı için temel 'avantaj', her bir takip için ayrı ayrı icra vekalet ücretine hak kazanma ve birden fazla takiple borçluyu psikolojik olarak yıpratma isteğidir. Borçluya yüklenen 'külfet' ise, her takip için ayrı vekalet ücreti, faiz ve masraf ödemek zorunda kalması, birden fazla dosya ile uğraşması ve malvarlığı üzerinde daha fazla haciz baskısı hissetmesidir. Mahkemeler bu durumu tespit ettiğinde, dürüstlük kuralına aykırı olarak ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak şekilde başlatılan mükerrer takiplerin iptaline karar vermelidir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ilamin-bolunerek-alacagin-ayri-ayri-takibe-konulmasi)