Anayasa m. 124'e göre bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri yönetmelik çıkarabilir. Metinde, tüzel kişiliği bulunmayan kamu kuruluşlarının (örneğin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği) yönetmelik çıkarma yetkisinin Danıştay içtihatlarına göre olmadığı, ancak hazırladıkları yönetmeliklerin bağlı bulundukları bakanlıklarca çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun normlar hiyerarşisi ve 'yetkide paralellik' ilkesi açısından önemini açıklayınız. Tüzel kişiliği olmayan bir kurumun doğrudan yönetmelik çıkarması halinde bu yönetmeliğin hukuki akıbeti ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162594

Anayasa m. 124'ün yönetmelik çıkarma yetkisini 'bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri' ile sınırlaması, normlar hiyerarşisi açısından önemlidir. Yönetmelik, kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin altında yer alan ve idareye hukuk düzeni içinde kural koyma yetkisi veren bir düzenleyici işlemdir. Bu yetkinin kimler tarafından kullanılacağı Anayasa ile belirlenmiştir. 'Yetkide paralellik' ilkesi gereği, bir yetkiyi kullanan makamın o yetkiyi kaldırma veya değiştirme yetkisine de sahip olması gerekir. Tüzel kişiliği olmayan birimler, idari teşkilat içinde kendi başlarına hak ve borç altına giremeyen, dolayısıyla kendi adlarına düzenleyici işlem yapma ehliyetine de sahip olmayan yapılardır. Bu nedenle, Danıştay'ın yerleşik içtihadı, bu tür kurumların ancak yönetmelik taslağı hazırlayabileceği, yönetmeliği ise hiyerarşik olarak bağlı oldukları ve yönetmelik çıkarma yetkisine sahip olan bakanlık gibi bir üst makamın çıkarması gerektiği yönündedir. Tüzel kişiliği olmayan bir kurumun doğrudan yönetmelik çıkarması halinde, bu yönetmelik 'yetki' unsuru yönünden ağır ve bariz bir sakatlıkla malul olur ve 'yok hükmünde' sayılabilir veya açılacak bir iptal davası ile iptal edilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/yonetmelik-iptal-davasi/)