Yönetmelik iptali davasında, İYUK m. 7'ye göre iki farklı dava açma süresi öngörülmüştür: ilanı izleyen 60 gün içinde doğrudan iptal davası veya yönetmeliğin uygulanması üzerine uygulama işlemiyle birlikte (veya sadece yönetmeliğe karşı) 60 gün içinde dava açma. Bu ikinci imkanın (uygulama üzerine dava açma) hukuki mantığı ve amacı nedir? Bu durum, düzenleyici işlemlerin sürekli olarak yargı denetimine tabi tutulabilmesini nasıl sağlar?
Yönetmelik gibi düzenleyici işlemlere karşı uygulama üzerine dava açma imkanının (İYUK m. 7/son fıkra) hukuki mantığı, 'menfaat ihlali'nin somutlaşmasıdır. Bir düzenleyici işlem yayınlandığında, tüm ilgililerin bundan haberdar olması ve haklarını nasıl etkileyeceğini öngörmesi beklenemez. Birçok kişi, düzenleyici işlemin hukuka aykırılığını ancak o işlem kendisine uygulandığında, yani menfaati doğrudan ve kişisel olarak ihlal edildiğinde fark eder. Bu ikinci dava açma yolu, bireylerin hak arama özgürlüğünü genişletir ve hak kayıplarını önler. Bu mekanizma, düzenleyici işlemin ilk 60 günlük dava açma süresi geçse bile, her bir uygulama işlemiyle birlikte yeniden yargı denetimine tabi tutulmasını sağlar. Böylece, hukuka aykırı bir düzenleyici işlem, zamanla fiili bir meşruiyet kazanmaz ve her uygulandığında 'dava açma süresini canlandırarak' sürekli bir denetim altında tutulmuş olur. Buna 'ihdasî (dava açma hakkı doğurucu) işlem' teorisi de denmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/yonetmelik-iptal-davasi/)