HMK madde 283'e göre bilirkişi ücreti belirlenirken Adalet Bakanlığı tarifesinin esas alınması öngörülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/249 E. sayılı kararında, mahkemece belirlenen 43.660,00 TL'lik masrafın 'fahiş ve fazla' olduğu belirtilmiştir. Bu durumda mahkemenin, bilirkişilerce talep edilen bu fahiş ücrete rağmen nasıl bir yol izlemesi gerekirdi? Bu karardan hareketle, hakimin bilirkişi ücretini takdir yetkisinin sınırlarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #162584

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/249 E. sayılı kararına göre, mahkeme bilirkişilerin talep ettiği fahiş ve fazla avansı kabul etmemelidir. HMK m. 30/1 uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda mahkemenin yapması gereken, HMK m. 283'e dayanarak Adalet Bakanlığı'nca çıkarılan tarifeyi esas almak, bilirkişinin sarf edeceği emek ve mesaiyle orantılı, dosya kapsamına uygun ve makul bir bilirkişi ücret ve gideri tespit etmektir. Gerekirse, mevcut bilirkişiler yerine konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturarak bu yeni heyetten rapor almalıdır. Hakimin takdir yetkisi, tarife ve HMK m. 30'daki gereksiz gider yapılmaması ilkesi ile sınırlıdır; bilirkişilerin keyfi ve fahiş taleplerine bağlı değildir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-283-bilirkisi-gider-ve-ucreti.html)