Hırsızlık suçunun (TCK m. 142), 'tanınmamak için tedbir alarak' (TCK m. 142/2-f) işlenmesi nitelikli bir haldir. Failin, hırsızlık amacıyla girdiği binada maske takması ancak malı alıp binadan çıkmadan yakalanması durumunda, suç teşebbüs aşamasında kalsa dahi bu nitelikli hal uygulanır mı? Bu durumun, teşebbüs halinde cezanın belirlenmesine (TCK m. 35) etkisini açıklayınız.
Cevap: Evet, uygulanır. Suça teşebbüs, failin işlemeyi kastettiği suçun icra hareketlerine başlaması ancak tamamlayamamasıdır. Teşebbüs halinde ceza, işlenmesi kastedilen 'tamamlanmış suç' için öngörülen ceza üzerinden indirim yapılarak belirlenir. Failin kastı, suçun nitelikli hallerini de kapsar. Olayda, failin hırsızlık yaparken maske takması, onun kastının en başından beri 'tanınmamak için tedbir alarak hırsızlık' (TCK m. 142/2-f) suçunu işlemeye yönelik olduğunu gösterir. Failin binadan çıkamadan yakalanması, suçu 'teşebbüs' aşamasında bırakır, ancak işlenmek istenen suçun vasfını (nitelikli halini) değiştirmez. Yargılama sürecinde mahkeme şu adımları izler: 1) Suçun Vasfının Tespiti: Mahkeme, failin eyleminin, kastı ve işleniş biçimi itibarıyla TCK m. 142/2-f'de düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğunu tespit eder. 2) Temel Cezanın Belirlenmesi: Bu nitelikli hal için kanunda öngörülen ceza aralığından (beş yıldan on yıla kadar hapis) TCK m. 61'deki kriterlere göre bir temel ceza belirler. 3) Teşebbüs İndirimi: Suç teşebbüs aşamasında kaldığı için, belirlediği bu temel ceza üzerinden TCK m. 35/2 uyarınca 'dörtte birinden dörtte üçüne kadar' bir indirim yapar. Sonuç olarak, fail basit hırsızlığa teşebbüsten değil, 'tanınmamak için tedbir alarak hırsızlık suçuna teşebbüsten' cezalandırılır. Nitelikli hal, cezanın belirleneceği üst çerçeveyi yükseltir, teşebbüs ise bu yüksek çerçeveden indirim yapılmasını sağlar.