TCK m. 120'de düzenlenen haksız arama suçunun, TCK m. 116'daki konut dokunulmazlığının ihlali suçu ile birlikte işlenmesi halinde, suçların içtimaı (birleşmesi) kuralları nasıl uygulanır? Failin, haksız bir şekilde kişinin konutuna girdikten sonra konutun içinde kişinin üstünü de araması durumunda, 'gerçek içtima' mı yoksa 'fikri içtima' mı söz konusu olur? Gerekçelendiriniz.
Cevap: Bu durumda 'gerçek içtima' kuralları uygulanır ve fail her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. Suçların içtimaı kurallarının uygulanmasında temel kriter, fiilin tekliği veya çokluğu ile ihlal edilen hukuksal yararların sayısı ve niteliğidir. 1) Fiilin Tekliği/Çokluğu: Konuta hukuka aykırı olarak girmek ayrı bir fiil, konutun içinde kişinin üstünü veya eşyasını aramak ise ayrı bir fiildir. Birbirini takip eden iki farklı eylem söz konusudur. Fikri içtima (TCK m. 44) ise 'tek bir fiil' ile birden fazla farklı suçun işlenmesini gerektirir. Bu olayda fiil tek olmadığı için fikri içtima uygulanamaz. 2) Korunan Hukuki Değer: Konut dokunulmazlığının ihlali suçu (TCK m. 116), kişinin 'konutundaki huzur ve sükununu', özel yaşam alanını korur. Haksız arama suçu (TCK m. 120) ise, kişinin 'özel hayatının gizliliğini', 'bedensel dokunulmazlığını' ve dolaylı olarak 'kişi hürriyetini' korur. İhlal edilen hukuki değerler farklıdır. Bileşik suç (TCK m. 42) ise, bir suçun diğerinin unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni olduğu durumlarda söz konusu olur. Haksız arama, konut dokunulmazlığı suçunun bir unsuru veya nitelikli hali değildir. Bu nedenlerle, failin konuta girmesi TCK m. 116'yı, içerideki kişiyi araması ise TCK m. 120'yi oluşturur ve fail, TCK'nın genel hükümlerine göre her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır (gerçek içtima).