TMK m. 596, vasiyetnamelerin açılıp okunmasını düzenlerken, miras sözleşmeleri için benzer bir hüküm içermemektedir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2015/2518 sayılı kararı ışığında, bir miras sözleşmesinin, vasiyetname gibi sulh hâkimi tarafından açılıp ilgililere okunması talebiyle açılan bir davanın hukuki dayanağının olup olmadığını, bu iki ölüme bağlı tasarrufun hukuki niteliklerindeki (tek taraflı/iki taraflı işlem) farkı gözeterek tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161710

Cevap: Bu taleple açılan bir davanın hukuki dayanağı yoktur. Yargıtay 14. HD, K. 2015/2518 sayılı kararında da belirttiği gibi, TMK m. 596'daki vasiyetnamenin açılıp okunması usulü, miras sözleşmeleri için öngörülmemiştir. Bunun temel nedeni, iki ölüme bağlı tasarrufun hukuki niteliklerindeki farktır: 1) Vasiyetname, tek taraflı, her zaman serbestçe geri alınabilen ve içeriği mirasbırakanın ölümüne kadar gizli kalan bir hukuki işlemdir. Mirasçıların ve diğer ilgililerin, vasiyetnamenin varlığından ve içeriğinden haberdar olmaları ancak ölümden sonra, vasiyetnamenin yetkili makam (sulh hâkimi) tarafından açılıp okunmasıyla mümkün olur. Bu usul, vasiyetnamenin içeriğinin resmi olarak tespit edilmesi ve ilgililere tebliğ edilerek haklarını kullanmalarına (örneğin, tenkis veya iptal davası açmalarına) olanak tanıma amacı güder. 2) Miras sözleşmesi ise, mirasbırakan ile karşı taraf (mirasçı veya üçüncü kişi) arasında yapılan iki taraflı, bağlayıcı bir sözleşmedir. Sözleşmenin tarafları, içeriğini imza anında zaten bilmektedirler. Bu nedenle, vasiyetnamedeki gibi bir 'keşfetme' veya 'içeriği öğrenme' prosedürüne ihtiyaç yoktur. Miras sözleşmesi, yapıldığı anda taraflar için hukuki sonuçlarını (bağlayıcılığını) doğurur ve mirasçılar mirasbırakanın ölümünden sonra bu sözleşmenin varlığını ve içeriğini tapu veya noter kayıtlarından öğrenebilirler. Bu nedenle, TMK m. 596'daki özel usulün kıyasen miras sözleşmelerine uygulanması mümkün değildir ve bu yöndeki bir taleple açılan davanın reddedilmesi gerekir.