657 sayılı DMK m. 96, 'olağanüstü hal, seferberlik ve savaş hallerinde' devlet memurlarının görevden çekilmesini özel koşullara bağlamıştır. Bu hükmün, DMK m. 94'teki genel çekilme usulünden farkları nelerdir? Olağanüstü bir halde görev yapan bir memur, istifa dilekçesi verip bir ay bekledikten sonra, yerine vekil atanmamış olsa bile görevini bırakabilir mi?
Cevap: DMK m. 94, normal (olağan) dönemlerde devlet memurlarının görevden çekilme (istifa) usulünü düzenler. Bu usule göre, çekilmek isteyen memur, yerine atanan kimsenin gelmesine veya çekilme isteğinin kabulüne kadar (en fazla bir ay) görevine devam eder. Bir ayın sonunda yerine kimse gelmez veya vekil atanmazsa, üstüne haber vererek görevini bırakabilir. DMK m. 96 ise, 'olağanüstü yönetim halleri' için özel ve daha sıkı bir düzenleme getirir. Bu iki madde arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Bekleme Süresinin Niteliği: Normal dönemde (m. 94), memurun bekleme yükümlülüğü en fazla bir ayla sınırlıdır. Bu süre sonunda, idarenin kabulü veya yeni atama olmasa bile memur görevden ayrılabilir. Olağanüstü halde (m. 96) ise, bekleme süresi 'sınırsız' hale gelir. Memur, 'çekilme istekleri kabul edilmedikçe veya yerine atanacaklar gelip işe başlamadıkça' görevini bırakamaz. 2) Ayrılma Koşulu: Normal dönemde, bir aylık sürenin dolması, görevden ayrılmak için yeterli bir koşuldur. Olağanüstü halde ise, sürenin dolması yeterli değildir; mutlaka idarenin 'kabulü' veya 'yerine birinin fiilen işe başlaması' şartı aranır. Bu iki şarttan biri gerçekleşmediği sürece memur görev yerini terk edemez. Dolayısıyla, sorudaki senaryoda, olağanüstü bir halde görev yapan bir memur, istifa dilekçesi verip bir ay (hatta daha uzun süre) beklemiş olsa dahi, istifası kabul edilmemişse ve yerine bir vekil veya asil atanıp göreve başlamamışsa, görevini bırakamaz. Bıraktığı takdirde, 'olağanüstü haldeki çekilme usulüne aykırı hareket etmiş' sayılır ve DMK m. 97'deki daha ağır müeyyidelere (hiçbir surette devlet memurluğuna alınmama gibi) maruz kalabilir.