Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2020/1630 sayılı kararında, sanığın cüzdanı içinde yapılan arama, 'kaba üst yoklamasını aşacak şekilde' bir arama olarak nitelendirilmiş ve adli arama kararı olmadığı için hukuka aykırı bulunmuştur. 'Kaba üst yoklaması' (PVSK m. 4/A) ile CMK m. 116'daki 'adli arama' arasındaki sınırı, aramanın derinliği ve müdahalenin yoğunluğu açısından belirleyiniz. Bir kişinin cüzdanının, cebinin veya çantasının içinin aranması hangi tür arama kapsamına girer?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161706

Cevap: Kolluk görevlilerinin yaptığı kontroller, müdahalenin yoğunluğuna ve amacına göre farklı hukuki rejimlere tabidir. 1) Kaba Üst Yoklaması: Bu, PVSK m. 4/A'da düzenlenen 'durdurma' yetkisinin bir parçasıdır. Amacı, durdurulan kişinin kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla, üzerinde silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşya bulunup bulunmadığını tespit etmektir. Bu kontrol, giysilerin 'dışından' elle yoklama şeklinde yapılır. Sınırlı, yüzeysel ve önleyici bir tedbirdir. Bir kişinin ceplerinin, çantasının veya cüzdanının 'içinin' karıştırılması, bu yoklamanın sınırlarını aşar. 2) Adli Arama (CMK m. 116 vd.): Bu ise, işlenmiş bir suçun delillerini, iz, eser ve emarelerini bulmak veya şüpheli/sanığı yakalamak amacıyla yapılan daha detaylı ve müdahaleci bir işlemdir. Kişinin üstündeki giysilerin ceplerinin, yanında taşıdığı çanta, valiz, poşet veya cüzdan gibi eşyaların içinin aranması, adli arama niteliğindedir. Yargıtay 20. CD, K. 2020/1630 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, sanığın arka cebinde bulunan cüzdanın 'içerisinde' yapılan arama, kaba üst yoklamasını aşan bir adli aramadır. Bu tür bir arama için, CMK m. 119 uyarınca usulüne uygun bir 'adli arama kararı' veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının 'yazılı arama emri' bulunması zorunludur. Bu karar veya emir olmaksızın yapılan arama hukuka aykırıdır ve bu yolla elde edilen deliller (örneğin, cüzdandan çıkan uyuşturucu madde) hükme esas alınamaz.