İİK m. 346/3, İİK'nın 16. Bab'ında yer alan suçlarla ilgili davalara 'icra mahkemesinde' bakılacağını düzenlerken, m. 346/1 ise 'disiplin veya tazyik hapsine icra mahkemesi karar verir' demektedir. Bu iki hüküm arasındaki ilişkiyi, 'icra ceza mahkemesi' kavramının görev alanı açısından açıklayınız. İİK'daki tüm yaptırımlar aynı mahkeme tarafından mı karara bağlanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161704

Cevap: İİK, kendi içinde hem 'suç' ve 'ceza' niteliğinde fiilleri hem de 'disiplin' ve 'tazyik' hapsi gerektiren yükümlülük ihlallerini düzenlemiştir. Bu eylemlerin yargılanacağı merci olarak 'icra mahkemesi'ni göstermiştir. Uygulamada bu mahkeme 'icra ceza mahkemesi' olarak anılır ve bu görevleri asliye hukuk mahkemesi hakimi tarafından değil, özel olarak görevlendirilmiş icra hakimi tarafından yerine getirilir. İİK m. 346'daki iki fıkra, bu mahkemenin görev alanının iki boyutunu ortaya koyar: 1) Suç ve Cezalar (m. 346/3): İİK'nın 16. Bab'ında (m. 331-345/b) düzenlenen ve TCK anlamında 'suç' teşkil eden eylemler (örneğin, alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltme-m. 331, hakikate muhalif beyanda bulunma-m. 338, ticareti terk edenlerin cezası-m. 337/a) için açılan ceza davalarına icra ceza mahkemesi bakar. Bu yargılama sonunda verilen hapis ve adli para cezaları, TCK anlamında birer cezadır. 2) Disiplin ve Tazyik Hapisleri (m. 346/1): Aynı Bab'da düzenlenen ancak suç niteliğinde olmayıp, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini zorlama amacı güden yaptırımlara (örneğin, ödeme şartını ihlal-m. 340, nafaka hükmüne uymama-m. 344) ilişkin kararları da yine icra ceza mahkemesi verir. Bu yargılama sonunda verilenler 'ceza' değil, 'tazyik' veya 'disiplin' hapsidir. Sonuç olarak, İİK'nın 16. Bab'ında yer alan ve özgürlüğü kısıtlayıcı sonuç doğuran tüm yaptırımlar (ister ceza, ister tazyik hapsi olsun) aynı mahkeme, yani 'icra (ceza) mahkemesi' tarafından karara bağlanır. Ancak mahkemenin bu iki tür yargılamada uyguladığı usul ve verdiği kararların hukuki niteliği birbirinden farklıdır.