Taşkın yapı nedeniyle tapu iptali ve tescil taleplerinde TMK m. 725, 'uygun bir bedel karşılığında' tescile karar verilebileceğini belirtir. Bu 'uygun bedel'in (arsa bedeli) belirlenmesinde hangi tarih esas alınmalıdır? Dava tarihi mi, karar tarihi mi, yoksa yapının inşa edildiği tarih mi? Bu bedelin belirlenmesindeki temel hukuki ilke nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161702

Cevap: TMK m. 725'e dayalı temliken tescil davalarında, tescile karar verilmesi için taşkın yapı sahibinin, taştığı arazi parçasının bedelini arsa sahibine ödemesi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik ve istikrarlı içtihatlarına göre, bu 'uygun bedel'in belirlenmesinde esas alınacak tarih, 'dava tarihi'dir. Bedelin belirlenmesindeki temel hukuki ilke, 'sebepsiz zenginleşmenin önlenmesi' ve 'denkleştirici adalet' ilkesidir. Değerlendirme yapılırken şu hususlar dikkate alınır: 1) Dava Tarihi Esası: Değerleme, yapının inşa edildiği veya kararın verildiği tarihteki değil, davanın açıldığı tarihteki arsa değerine göre yapılır. Bunun nedeni, dava açıldığı anda uyuşmazlığın mahkeme önüne getirildiği ve tarafların haklarının o andaki duruma göre sabitlenmesi gerektiği düşüncesidir. 2) Objektif Değer: Bilirkişiler, ifrazı mümkün olan taşkın kısmın, dava tarihindeki piyasa rayiç değerini (emsal satışlar vb. dikkate alınarak) objektif kriterlere göre belirlemelidir. 3) Değer Kaybı: Sadece taşkın kısmın değeri değil, aynı zamanda taşkınlık nedeniyle arsa sahibinin geriye kalan taşınmaz parçasında bir değer kaybı oluşuyorsa, bu değer kaybı da hesaplamaya dahil edilmelidir. 4) En Uygun Bedel: Mahkeme, bilirkişi raporuyla bağlı olmaksızın, TMK m. 4'teki hakkaniyet ilkesini de gözeterek, sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde en uygun bedeli takdir eder. Bu bedel, mahkeme veznesine depo ettirilmeden tescil kararı verilemez.