Bir memurun, 6136 sayılı Yasaya muhalefetten aldığı ve memuriyete engel teşkil etmeyen kısa süreli bir hapis cezasını çekmek üzere cezaevine girmesi, 657 sayılı DMK açısından bir 'açığa alma' (görevden uzaklaştırma) sebebi midir, yoksa bir 'mazeret' hali midir? Bu durumu, Danıştay 5. Dairesi'nin 1984/333 sayılı kararı ile DMK'nın 137. maddesindeki görevden uzaklaştırma sebepleri açısından değerlendiriniz.
Cevap: Bu iki kavram birbirinden tamamen farklıdır. 1) Görevden Uzaklaştırma (Açığa Alma - DMK m. 137 vd.): Bu, bir koruma tedbiridir. Görevi başında kalmasında sakınca görülen memurlar hakkında, haklarındaki soruşturma veya kovuşturma sonuçlanıncaya kadar idare tarafından alınır. Sebepleri DMK m. 137'de 'görevden uzaklaştırmayı gerektiren bir fiil veya halden dolayı haklarında soruşturma açılması' veya 'haklarında ceza kovuşturması yapılması' olarak sayılmıştır. Bu, idarenin takdirine bağlı bir tedbirdir ve memurun göreve gelmesini engelleme amacı taşımaz; aksine, memurun görev başında olmasının yaratacağı sakıncaları önlemeyi hedefler. 2) Mazeret Hali (DMK m. 94): Bu ise, memurun iradesi dışında göreve gelmesini engelleyen fiili veya hukuki bir imkansızlıktır. Danıştay 5. Dairesi'nin E. 1983/1126, K. 1984/333 sayılı kararında olduğu gibi, bir memurun kesinleşmiş bir mahkumiyet kararını infaz etmek üzere cezaevine girmesi, onun fiilen görevine gelmesini imkansız kılar. Bu, bir 'açığa alma' sebebi değil, göreve devamsızlık için 'kabul edilebilir bir mazeret'tir. İdare, bu durumdaki bir memuru 'görevden uzaklaştıramaz' çünkü memur zaten fiilen görevde değildir. İdarenin yapması gereken, bu mazeret hali süresince memurun görevde olmadığını kayıt altına almak ve mazeret sona erdiğinde (tahliye olduğunda) görevine başlatmaktır. Eğer işlenen suç, DMK m. 48'e göre memuriyete engel bir suç ise, bu durum ayrı bir disiplin soruşturmasıyla memuriyetin sona erdirilmesi sürecini başlatabilir. Ancak bu, devamsızlık nedeniyle müstafi sayılma veya açığa alma ile karıştırılmamalıdır. Özetle, açığa alma bir idari tedbir iken, cezanın infazı bir mazeret halidir.