Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/3445 sayılı kararında, sanığın 'kaba üst araması ile bulunamayacak bir yerde sakladığı' uyuşturucu maddeyi, polisin sorması üzerine 'kendi rızasıyla teslim etmesi', TCK m. 192/3'teki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için yeterli görülmüştür. Bu kararı, hukuka aykırı aramadan elde edilen delillerin kullanılamayacağı ilkesi ve 'rızanın' hukuka uygunluk sebebi olup olamayacağı açısından kritik ediniz. Sanığın rızası, başlangıçtaki hukuka aykırı durumu (arama kararı olmaması) iyileştirir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161690

Cevap: Bu karar, 'rıza' kavramının delil hukukundaki karmaşık rolünü ve etkin pişmanlıkla ilişkisini göstermesi açısından önemlidir. Kural olarak, PVSK m. 4/A'daki 'kaba üst araması' (yoklama), giysilerin dışından yapılan yüzeysel bir kontroldür. Sanığın bacak arasında sakladığı bir madde bu yolla bulunamaz. Bu maddenin bulunması için detaylı bir 'adli arama' (CMK m. 116) gerekir ki bu da kural olarak hakim kararı gerektirir. Olayda arama kararı yoktur. Eğer polis, sanığı zorlayarak veya hileyle bu maddeyi teslim etmesini sağlasaydı, elde edilen delil açıkça hukuka aykırı olurdu. Ancak Yargıtay kararında, polisin sorması üzerine sanığın maddeyi 'kendiliğinden' ve 'rızasıyla' teslim ettiği vurgulanmaktadır. Bu durumda iki farklı hukuki yorum ortaya çıkmaktadır: 1) Rızanın Geçersizliği Görüşü: Bu görüşe göre, kolluğun karşısında durdurulan bir şüphelinin, üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda verdiği 'rıza', özgür iradeye dayanmaz. Kişi, polisin otoritesi altında, vermediği takdirde zorla aranacağı düşüncesiyle hareket eder. Bu nedenle, bu 'kerhen rıza' hukuka aykırılığı gidermez ve delil yine de hukuka aykırı elde edilmiş sayılır. 2) Yargıtay'ın benimsediği Görüş (Etkin Pişmanlık Odaklı): Yargıtay bu kararda, delilin hukuka uygunluğundan çok, sanığın davranışının niteliğine odaklanmıştır. Sanık, hukuka uygun bir arama ile ortaya çıkarılamayacak olan suçu, kendisi teslim ederek 'ortaya çıkmasını sağlamıştır'. Yargıtay bu davranışı, TCK m. 192/3'teki 'suçun resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce... ortaya çıkmasına hizmet ve yardım etme' kapsamındaki etkin pişmanlık olarak yorumlamıştır. Yani rıza, aramayı hukuka uygun hale getirmese de, sanığın ceza indirimi almasını sağlayan bir 'iş birliği' ve 'pişmanlık' göstergesi olarak kabul edilmiştir. Bu yorum, delil yasaklarından çok, suçla mücadelede failin iş birliğini teşvik etme politikasını öne çıkarmaktadır.