Hukuk davalarında, mahkemenin tarafların getirdiği delillerle bağlı olduğu 'taraflarca getirilme ilkesi' (HMK m. 25) ile ceza yargılamasında hakimin maddi gerçeği re'sen araştırdığı 're'sen araştırma ilkesi' (CMK m. 160, 170) arasındaki temel fark nedir? Vasiyetnamenin iptali davasında tanıkların 'muris_in son bir yıl içinde akli dengesinin gelip gittiği' şeklindeki beyanları, mahkemenin ehliyetsizlik iddiasını re'sen araştırmasını gerektirir mi?
Cevap: Hukuk davaları ile ceza davaları arasındaki en temel usul hukuku farklarından biri, delillerin toplanması ve değerlendirilmesindeki ilkelerdedir. 1) Taraflarca Getirilme İlkesi (HMK m. 25): Özel hukuk uyuşmazlıklarında (tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava ve işlerde) kural olarak bu ilke geçerlidir. Buna göre, davanın ve savunmanın temelini oluşturan vakıaları ve bu vakıaları ispatlayacak delilleri mahkemeye sunma yükümlülüğü taraflara aittir. Hakim, tarafların bildirmediği bir vakıayı veya delili kendiliğinden araştırıp hükmüne dayanak yapamaz. 2) Re'sen Araştırma İlkesi: Ceza yargılamasında ve kamu düzenini ilgilendiren bazı hukuk davalarında (örneğin, babalık davası, vesayet işleri) bu ilke geçerlidir. Bu ilkeye göre hakim, maddi gerçeğe ulaşmak için tarafların iddia ve savunmalarıyla veya sundukları delillerle bağlı değildir. Gerekli gördüğü tüm delilleri (tanık, bilirkişi, keşif vb.) kendiliğinden toplayabilir ve araştırabilir. Amaç, kamusal bir menfaat olan adaletin tecellisi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Vasiyetnamenin iptali davasında, TMK m. 557'de sayılan iptal sebeplerinden biri olan 'ehliyetsizlik', kamu düzenini ilgilendirir. Bir kişinin hukuki işlem ehliyetinin olup olmadığı, sadece tarafları değil, hukuki işlem güvenliğini ve kamu düzenini de ilgilendirir. Bu nedenle, vasiyetnamenin iptali davalarında ehliyetsizlik iddiası bakımından re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Sorudaki senaryoda, davacı dava dilekçesinde ehliyetsizlik iddiasını ileri sürmemiş olsa bile, yargılama sırasında dinlenen tanıkların mirasbırakanın akli durumu hakkında şüphe uyandıran beyanlarda bulunması, mahkemeye re'sen araştırma yükümlülüğü yükler. Mahkeme, bu beyanlar üzerine, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihe ilişkin mirasbırakanın tüm hastane ve tedavi kayıtlarını getirtmeli, gerekirse dosyayı Adli Tıp Kurumu'na göndererek ehliyet durumu hakkında rapor almalı ve kararını bu araştırmanın sonucuna göre vermelidir. Bu durum, taraflarca getirilme ilkesinin bir istisnasını oluşturur. (Yargıtay HGK, K. 2018/1750 kararında davacı ve davalı tanıklarının bu yöndeki beyanları tartışılmış ancak mahkeme ehliyetin var olduğunu kabul etmiştir.)