HMK m. 60, mecburi dava arkadaşlarının birlikte hareket etme zorunluluğunu düzenler. Bu ilkenin, tasarrufun iptali (İİK m. 277 vd.) davasında, borçlu ile lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi arasındaki ilişkiye uygulanıp uygulanamayacağını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/11597 sayılı kararı ışığında tartışınız. Bu davada borçlu ile üçüncü kişi arasında neden mecburi dava arkadaşlığı vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161685

Cevap: Tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı tasarruf işlemlerinin, alacaklı bakımından hükümsüz sayılmasını ve alacaklının bu mal üzerinden alacağını tahsil etmesini sağlayan bir davadır. Bu davada davalı taraf, borçlu ve borçludan malı devralan üçüncü (ve varsa dördüncü, beşinci...) kişilerdir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu davada borçlu ile lehine tasarruf yapılan üçüncü kişi arasında 'maddi mecburi dava arkadaşlığı' vardır. Bunun nedeni, dava sonunda verilecek kararın, hem borçlunun hem de üçüncü kişinin hukuki durumunu doğrudan ve bölünemez bir şekilde etkilemesidir. İptal kararı, tasarrufun sadece davacı alacaklı yönünden geçersizliğini sağlar, ancak bu sonuç dahi hem borçluyu hem de üçüncü kişiyi bağlar. Üçüncü kişi, elindeki malın haczedilip satılması tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, borçlunun da borcu devam eder. Bu nedenle, davanın tüm bu kişilerin katılımıyla yürütülmesi ve haklarındaki kararın ortak olması zorunludur. Yargıtay 17. HD, K. 2015/11597 sayılı kararında bu mecburi dava arkadaşlığına dayanarak, davalılardan biri olan üçüncü kişinin süresinde yaptığı 'yetki itirazının', davaya gelmemiş veya itirazda bulunmamış olan borçlu açısından da hüküm ifade edeceğine karar vermiştir. Bu, HMK m. 60'taki 'duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder' kuralının tipik bir uygulamasıdır. Yetki itirazı bir usul işlemi olduğu için, bir mecburi dava arkadaşı tarafından yapılması, diğerleri için de sonuç doğurur.