CMK m. 9 uyarınca davaların birleştirilmesi durumunda, birleştirilen davalarda hangi mahkemenin yargılama usulünün uygulanacağını ve bu durumun sanık hakları üzerindeki potansiyel etkilerini tartışınız. Örneğin, asliye ceza mahkemesinin görevine giren bir suç ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren bağlantılı bir suç birleştirildiğinde, basit yargılama usulü uygulanma ihtimali ortadan kalkar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161683

Cevap: CMK m. 9, bağlantılı suçların yüksek görevli mahkemede birleştirilerek görülebileceğini düzenler. CMK m. 10/2 ise birleştirme sonrası uygulanacak usulü belirler: 'Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır.' Bu hüküm uyarınca, asliye ceza mahkemesinin görevine giren bir dava ile ağır ceza mahkemesinin görevine giren bağlantılı bir dava, ağır ceza mahkemesinde birleştirildiğinde, tüm yargılama ağır ceza mahkemesinin tabi olduğu genel yargılama usulüne göre yürütülür. Bu durumun sanık hakları üzerinde önemli etkileri olabilir. Örneğin, asliye ceza mahkemesinin görevine giren suç, CMK m. 251'de belirtilen şartları taşıyorsa ve tek başına yargılansaydı 'basit yargılama usulü'ne tabi olabilirdi. Basit yargılama usulü, sanığa cezasında dörtte bir oranında indirim yapılması gibi lehe hükümler içerir. Ancak bu dava, ağır ceza mahkemesindeki bir davayla birleştirildiğinde, artık ağır ceza mahkemesinin tabi olduğu genel yargılama usulü uygulanacağından, sanık basit yargılama usulünün getirdiği bu indirim hakkından yararlanamaz. Bu durum, birleştirme kararının sanığın aleyhine usuli bir sonuç doğurmasına neden olabilir. Mahkemelerin, birleştirme kararının getireceği usul ekonomisi ve maddi gerçeğe ulaşmadaki faydaları ile sanığın bu tür usuli hak kayıplarını dengelemesi ve birleştirme kararını bu dengeyi gözeterek vermesi, adil yargılanma hakkının bir gereğidir.