Miras sözleşmesiyle mirasçı atanan bir kişinin, sözleşmeden sonra mirasbırakana karşı 'mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan' (TMK m. 510) bir davranışta bulunması halinde, mirasbırakanın bu sözleşmeyi tek taraflı olarak ortadan kaldırma hakkı (TMK m. 546/2) nasıl kullanılır? Bu tek taraflı ortadan kaldırmanın, vasiyetnamenin geri alınmasından (TMK m. 542-544) farkları nelerdir?
Cevap: Miras sözleşmesi, iki taraflı bir hukuki işlem olduğu için kural olarak tarafların ortak iradesiyle (yazılı anlaşma - TMK m. 546/1) ortadan kaldırılabilir. Ancak kanun, miras sözleşmesinin bağlayıcılığına istisnalar getirmiştir. TMK m. 546/2, bu istisnalardan birini düzenler. Buna göre, miras sözleşmesiyle mirasçı atanan veya kendisine vasiyette bulunulan kişi, sözleşme yapıldıktan sonra, mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlerse veya aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihlal ederse (yani TMK m. 510'da sayılan bir çıkarma sebebi oluşturursa), mirasbırakan sözleşmeden tek taraflı olarak dönebilir. Bu hakkın kullanılması, 'vasiyetnameler için kanunda öngörülen şekillerden biriyle' yapılır (TMK m. 546/3). Yani mirasbırakan, yeni bir resmi vasiyetname, el yazılı vasiyetname düzenleyerek veya sözlü vasiyetname yoluyla (şartları varsa) miras sözleşmesinden döndüğünü beyan edebilir. Bu tek taraflı ortadan kaldırma ile vasiyetnamenin geri alınması arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Sebep: Vasiyetnamenin geri alınması sebepsizdir. Mirasbırakan hiçbir gerekçe göstermeden vasiyetnameden dönebilir. Miras sözleşmesinden tek taraflı dönme ise, mutlaka TMK m. 510'da sayılan haklı bir sebebin varlığına bağlıdır. 2) Hukuki Nitelik: Vasiyetnameden dönme, tek taraflı ve sebepsiz bir 'geri alma' işlemidir. Miras sözleşmesinden dönme ise, karşı tarafın kusurlu bir davranışına dayanan, bozucu yenilik doğuran bir 'sözleşmeden dönme' hakkıdır.