Danıştay İkinci Dairesi'nin 2007/1746 sayılı kararında, yeniden yapılanma sonucu görevi sona eren il müdürünün mühendis olarak atanması, 'durumlarına uygun kadroya atanma' ilkesine aykırı bulunmuştur. Bu kararı, 657 sayılı DMK'nın 3. maddesindeki 'kariyer' ve 'liyakat' ilkeleri ile 'kazanılmış haklara saygı' ilkesi bağlamında yorumlayınız. İdarenin yeniden yapılanma gibi gerekçelerle personelin statüsünde esaslı bir gerilemeye yol açması hukuka uygun mudur?
Cevap: Danıştay 2. Dairesi'nin E. 2005/52, K. 2007/1746 sayılı kararı, idarenin yeniden yapılanma ve kadro revizyonu gibi nedenlerle yaptığı atamalarda dahi hukukun temel ilkeleriyle bağlı olduğunu göstermektedir. Karar, birkaç temel ilke üzerine kuruludur: 1) Kariyer İlkesi (DMK m. 3/B): Bu ilke, memurun yaptığı hizmetler ve edindiği tecrübeyle sınıfı içinde ilerlemesini ve yükselmesini güvence altına alır. İl müdürlüğü pozisyonu, bir memurun kariyer basamaklarında ulaştığı önemli bir yöneticilik seviyesidir. Bu kişiyi, hiyerarşik olarak daha alt bir uzmanlık kadrosu olan mühendisliğe atamak, kariyerinde bir gerilemeye yol açar ve bu ilkeyi ihlal eder. 2) Liyakat İlkesi (DMK m. 3/C): Liyakat, sadece göreve girişte değil, görevde yükselmede ve görevin sona erdirilmesinde de geçerlidir. Yıllarca hizmet vererek il müdürlüğü liyakatini göstermiş bir personelin, bu liyakatini yok sayarak daha alt bir göreve atanması, liyakat ilkesinin ruhuna aykırıdır. 3) Kazanılmış Haklara Saygı İlkesi: Hukuk devletinin temel unsurlarından biri olan bu ilke, kişilerin mevcut hukuki statülerinin idare tarafından keyfi olarak ve geriye dönük şekilde aleyhlerine değiştirilemeyeceğini ifade eder. Bir memurun unvanı, onun en önemli statüsel kazanımlarından biridir. İdarenin, zorunlu ve objektif nedenler olmaksızın bu unvanı alarak daha alt bir unvana ataması, kazanılmış haklara müdahale niteliğindedir. Sonuç olarak, idare, yeniden yapılanma gibi kamu yararına dayalı gerekçelerle kadro değişikliği yapabilir; ancak bu yetkisini kullanırken personelin kariyer birikimini, liyakatini ve kazanılmış haklarını göz ardı ederek statülerinde esaslı bir gerilemeye yol açacak atamalar yapamaz. 'Durumlarına uygun kadro', mevcut unvanına denk veya eşdeğer bir kadro anlamına gelir.