Kötü muamele suçu (TCK m. 232/1) ile AİHS m. 3'te düzenlenen 'kötü muamele yasağı' arasındaki kavramsal farkları, özellikle failin sıfatı ve korunan hukuki değer açısından açıklayınız. TCK m. 232'deki suçun 'Aile Düzenine Karşı Suçlar' başlığı altında düzenlenmesinin anlamı nedir?
Cevap: TCK m. 232'deki kötü muamele suçu ile AİHS m. 3'teki kötü muamele yasağı arasında isim benzerliği olsa da, kapsam ve nitelik olarak önemli farklar vardır: 1) Failin Sıfatı: AİHS m. 3'teki kötü muamele yasağı, temel olarak devletin ve onun 'kamu görevlilerinin' eylemlerine karşı bireyi korur. Yani fail, genellikle bir kamu görevlisidir ve eylemini görevi sırasında veya göreviyle bağlantılı olarak gerçekleştirir (örneğin, gözaltında, cezaevinde). TCK m. 232/1'deki suçun faili ise 'aynı konutta birlikte yaşayan' herhangi bir kişi olabilir (eş, ebeveyn, çocuk, kardeş, ev arkadaşı vb.). Failin kamu görevlisi olması şart değildir. (TCK m. 232/2'deki disiplin yetkisinin kötüye kullanılması hali istisnadır). 2) Korunan Hukuki Değer: AİHS m. 3, mutlak bir hak olan 'insan onurunu' ve kişinin 'maddi ve manevi bütünlüğünü' devletin müdahalelerine karşı korur. Korunan değer evrensel insan haklarıdır. TCK m. 232 ise, kanunun sistematiğinden de anlaşılacağı üzere, öncelikli olarak 'aile düzenini', aile bireylerinin birbirlerine karşı olan şefkat ve merhamet yükümlülüklerini ve aile içi huzuru korumayı amaçlar. Suçun 'Aile Düzenine Karşı Suçlar' bölümünde düzenlenmesi, kanun koyucunun bu suçu genel bir kötü muamele eylemi olarak değil, aile içi ilişkilerin özel yapısını ve bu yapı içindeki bireylerin korunması ihtiyacını gözeten özel bir suç tipi olarak tasarladığını göstermektedir.