5237 sayılı TCK'nın 232/2. maddesinde düzenlenen 'terbiye hakkından doğan disiplin yetkisinin kötüye kullanılması' suretiyle işlenen kötü muamele suçu ile TCK m. 86/3-d'de düzenlenen 'kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' işlenen kasten yaralama suçu arasındaki ayrım nedir? Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/6328 sayılı kararında, bir okul müdürünün öğrenciyi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralaması eylemi neden kötü muamele değil de kasten yaralama olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161664

Cevap: TCK m. 232/2'de düzenlenen kötü muamele suçu, terbiye ve disiplin hakkının sınırlarının aşıldığı, ancak TCK'da daha ağır bir suç (yaralama, hakaret vb.) oluşturmayan, 'merhamet ve şefkatle bağdaşmayan' eylemleri kapsar. Disiplin yetkisi, kişinin bedensel ve ruhsal sağlığının bozulmasına neden olmayacak veya bir tehlikeye maruz kalmasını sonuçlamayacak derecede kullanılabilir. Eğer eylem, kişinin bedeninde bir etki bırakırsa, bu etkinin niteliğine göre suç vasfı değişir. Yargıtay 14. CD, K. 2012/6328 sayılı kararında, okul müdürü olan sanığın eylemi öğrencinin 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralanmasına' neden olmuştur. TCK m. 86'da tanımlanan kasten yaralama suçunun en hafif hali dahi, bir başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan bir fiildir. Bir kişinin basit tıbbi müdahaleyle giderilecek ölçüde yaralanması, TCK m. 232/2'deki disiplin yetkisinin sınırlarını aşan ve TCK m. 86'daki kasten yaralama suçunun maddi unsurunu oluşturan bir neticedir. Failin kamu görevlisi (okul müdürü) olması ve eylemi bu sıfatının sağladığı nüfuzu kullanarak işlemesi nedeniyle, fiil TCK m. 86/3-d uyarınca nitelikli kasten yaralama suçunu oluşturur. Kısacası, disiplin yetkisi adı altında dahi olsa, mağdurda BTM ile giderilebilecek bir yaralanma meydana gelmişse, fiil artık kötü muamele değil, kasten yaralama suçudur. Kötü muamele, bu eşiğin altındaki eylemler için geçerlidir.