İİK m. 331'de düzenlenen 'alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltme' suçu ile TCK'daki 'hileli iflas' (TCK m. 161) suçunu, fail, suçun işlendiği zaman dilimi ve korunan hukuki değer açısından karşılaştırınız. İİK m. 331'deki eylemlerin 'başka bir suç oluştursa dahi' bu hükümlerin uygulanacağına dair özel düzenlemenin anlamı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161658

Cevap: Her iki suç da malvarlığına karşı işlenen ve alacaklıların haklarını korumayı amaçlayan suçlardır. Ancak aralarında önemli farklar bulunur: 1) Fail: Hileli iflas suçunun faili yalnızca 'tacir' olabilir; bu bir özgü suçtur. İİK m. 331'deki suçun faili ise herhangi bir 'borçlu' olabilir, tacir olması şart değildir. 2) Zaman Dilimi: İİK m. 331'deki suç, 'haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde' işlenebilir. Hileli iflas suçu ise 'iflasından önce veya sonra' işlenebilir ve daha geniş bir zaman dilimini kapsar. 3) Korunan Hukuki Değer: İİK m. 331, bireysel bir alacaklının, bireysel bir icra takibindeki alacağını korumayı amaçlar. Hileli iflas ise, tüm alacaklıların kolektif menfaatini, ticari hayatın güvenilirliğini ve kamu ekonomisini korur. Bu nedenle hileli iflasın koruduğu hukuki değer daha geniştir. 4) Özel Düzenleme: İİK m. 331/2'de yer alan '...bu fiiller başka bir suç oluştursa dahi bu hükümler uygulanır' ifadesi, bu suçun TCK'daki genel suçlara (örneğin dolandırıcılık) göre 'özel norm' (lex specialis) niteliğinde olduğunu gösterir. Yani, bir tacirin iflas sürecinde yaptığı hileli eylemler hem TCK m. 161'deki hileli iflası hem de İİK m. 331'deki suçu oluşturuyorsa, daha ağır cezayı öngören ve daha geniş bir hukuki değeri koruyan hileli iflas suçu uygulanır. Ancak, iflasa tabi olmayan bir borçlunun haciz takibi sırasında yaptığı mal kaçırma eylemleri için özel norm olan İİK m. 331 uygulanır. Bu ifade, İİK'daki bu özel suç tipinin uygulanma alanını güvence altına almaktadır.