Zimmet suçunda etkin pişmanlık (TCK m. 248), zararın 'kovuşturma başlamadan önce' veya 'kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce' giderilmesine göre farklı indirim oranları öngörmektedir. Kovuşturmanın başlama anı CMK açısından neyi ifade eder? Bir kamu görevlisinin, hakkında zimmet soruşturması devam ederken ancak henüz iddianame düzenlenip mahkemece kabul edilmeden önce zararı tamamen gidermesi halinde, TCK m. 248'in hangi fıkrası uygulanmalıdır?
Cevap: Etkin pişmanlık (TCK m. 248), suç tamamlandıktan sonra failin pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermesi halinde cezada indirim yapılmasını sağlayan bir şahsi cezasızlık veya cezada indirim sebebidir. Zimmet suçunda iki aşamalı bir düzenleme vardır: 1) TCK m. 248/1: Zararın 'kovuşturma başlamadan önce' tamamen giderilmesi halinde cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. 2) TCK m. 248/2: Zararın 'kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce' tamamen giderilmesi halinde cezanın yarısına kadarı indirilir. Bu ayrım için kritik olan an 'kovuşturmanın başlama anı'dır. CMK m. 2/1-f'ye göre kovuşturma evresi, 'iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi' ifade eder. Dolayısıyla, bir suç şüphesiyle ilgili olarak Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen hazırlık soruşturması devam ederken, henüz iddianame düzenlenmemiş veya düzenlenmiş olsa bile mahkeme tarafından kabul edilmemişse, 'kovuşturma evresi' başlamamış demektir. Bu durumda, zimmet suçunu işleyen kamu görevlisi, soruşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, bu eylem 'kovuşturma başlamadan önce' gerçekleşmiş sayılır ve hakkında daha lehe olan TCK m. 248/1 hükmü (üçte ikiye kadar indirim) uygulanmalıdır. İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma evresi başlayacağından, bu andan sonra yapılacak bir ödeme TCK m. 248/2 kapsamında (yarıya kadar indirim) değerlendirilecektir.