Yabancı bir gerçek kişinin Türkiye'de şahıs şirketi (sole proprietorship) kurmasının koşulları nelerdir? 4817 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu çerçevesinde, 'bağımsız çalışma izni'nin bu süreçteki rolünü ve bu iznin alınabilmesi için aranan 'Türkiye'de en az beş yıl kanuni ve kesintisiz ikamet etmiş olma' şartını açıklayınız. Bu şartı sağlayan bir yabancının vatandaşlık başvuru hakkı kazanması, uygulamada şahıs şirketi kurma eğilimini nasıl etkilemektedir?
Cevap: Yabancıların Türkiye'de sermaye şirketi (A.Ş., Ltd. Şti.) kurması 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu uyarınca yerli yatırımcılarla aynı koşullara tabidir ve nispeten kolaydır. Ancak şahıs şirketi (tek kişilik ticari işletme) kurmak daha farklı ve zorlu koşullara bağlanmıştır. 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu'na göre, bir yabancının kendi nam ve hesabına çalışabilmesi, yani şahıs şirketi kurabilmesi için 'bağımsız çalışma izni' alması zorunludur. Mülga 4817 sayılı Kanun'un 7. maddesinde de yer alan ve yeni düzenlemede de korunan temel şart, yabancının başvuru tarihinde Türkiye'de 'en az beş yıl kanuni ve kesintisiz olarak ikamet etmiş' olmasıdır. Bu, yabancının beş yıl boyunca geçerli bir ikamet izniyle Türkiye'de yaşamış olması gerektiği anlamına gelir. Bu beş yıllık sürenin sonunda yabancı, bağımsız çalışma iznine başvurma hakkı kazanır. Başvuruda, yapacağı işin ülke ekonomisine katkısı ve yeterli gelire sahip olduğu gibi hususlar da değerlendirilir. Uygulamada bu yol çok sık tercih edilmemektedir. Çünkü, beş yıllık yasal ve kesintisiz ikamet süresini tamamlayan bir yabancı, genellikle Türk vatandaşlığına başvuru hakkını da kazanmaktadır (5901 sayılı TVK m. 11). Vatandaşlık kazanan kişi, artık yabancı sayılmadığından, herhangi bir izne ihtiyaç duymadan bir Türk vatandaşı gibi şahıs şirketi kurabilir. Bu nedenle, birçok yabancı, karmaşık bağımsız çalışma izni prosedürüyle uğraşmak yerine, şartları oluştuğunda vatandaşlığa başvurup sonrasında işletmesini kurmayı tercih etmektedir.