İİK m. 340'da düzenlenen 'borçlunun ödeme şartını ihlali' halinde uygulanan tazyik hapsinin hukuki niteliği nedir? Bu yaptırımın uygulanabilmesi için 'makbul bir sebep olmaksızın ihlal' şartını, borçlunun ödeme gücünü etkileyen beklenmedik olaylar (hastalık, işten çıkarılma vb.) açısından yorumlayınız. Alacaklının şikayeti üzerine verilen tazyik hapsi kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu ve bu yolun özellikleri nelerdir?
Cevap: İİK m. 340'da düzenlenen yaptırım, bir 'suç' karşılığı verilen bir 'ceza' değil, borçluyu taahhüdünü yerine getirmeye zorlama amacı güden, bir 'disiplin' veya 'tazyik' hapsidir. Hukuki niteliği itibarıyla, adli sicile işlenmez, tekerrüre esas alınmaz ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Bu yaptırımın uygulanabilmesi için iki temel şart vardır: 1) İİK m. 111'e göre veya alacaklının muvafakatiyle icra dairesinde kararlaştırılmış geçerli bir ödeme taahhüdü olmalıdır. 2) Borçlu, bu taahhüdü 'makbul bir sebep olmaksızın' ihlal etmelidir. 'Makbul sebep', borçlunun ödeme gücünü, taahhüt anında öngörülemeyen ve kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan objektif durumlardır. Örneğin, ciddi bir hastalık geçirmesi, sel-deprem gibi bir afete maruz kalması, kusuru olmaksızın işten çıkarılması gibi haller makbul sebep sayılabilir. Borçlu, bu mazeretini ispatla yükümlüdür. Alacaklının şikayeti üzerine icra ceza mahkemesi tarafından verilen tazyik hapsi kararına karşı, İİK m. 353 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde 'itiraz' kanun yoluna başvurulabilir. İtiraz, kararı veren mahkemenin bulunduğu yerde birden fazla icra mahkemesi dairesi varsa numara olarak bir sonraki daireye, tek daire varsa asliye ceza mahkemesine yapılır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir, yani bu karara karşı Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılamaz.