Ceza davasında sanık, hakkında verilen beraat kararını temyiz edebilir mi? Bu soruyu, 1) Sanığın beraat kararını kendi aleyhine (mahkumiyet istemiyle) temyiz etmesi ve 2) Beraat kararının gerekçesini (örneğin, CMK m. 223/2-e yerine m. 223/2-b'den beraat istemesi) temyiz etmesi şeklinde iki farklı senaryo üzerinden, 'hukuki yarar' ilkesi ve Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/24475 sayılı kararı ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161642

Cevap: Kanun yoluna başvuruda temel ilke, başvuranın 'hukuki yararının' bulunmasıdır. Hukuki yarar, kanun yolu başvurusunun kabul edilmesi halinde başvuranın hukuki durumunda lehe bir değişiklik meydana gelme olasılığıdır. 1) Sanığın Beraat Kararını Kendi Aleyhine Temyizi: Sanığın, hakkında verilen beraat kararı yerine mahkumiyetine karar verilmesi istemiyle kanun yoluna başvurmasında, korunmaya değer bir hukuki yararı yoktur. Zira mahkumiyet, hukuki durumunu daha da ağırlaştıracaktır. Bu nedenle, 'vicdanım rahat değil, cezamı çekmek istiyorum' gibi bir gerekçeyle yapılan temyiz başvurusu, hukuki yarar yokluğundan reddedilmelidir. CMK m. 260/3'te Cumhuriyet savcısına tanınan 'sanık lehine' kanun yoluna başvurma yetkisi, sanığın kendisine tanınmamıştır ve aleyhe başvuru hakkı da yoktur. 2) Beraat Kararının Gerekçesinin Temyizi: Bu durumda hukuki yarar bulunabilir. CMK m. 223/2'de beraat kararı verilebilecek farklı haller sayılmıştır. Örneğin, 'suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' (delil yetersizliği - m. 223/2-e) ile verilen bir beraat kararı ile 'yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması' (m. 223/2-a) veya 'yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması' (m. 223/2-b) ile verilen beraat kararı arasında, özellikle sanığın mesleki ve sosyal itibarı veya bir disiplin soruşturmasının sonucu açısından önemli farklar olabilir. Yargıtay 4. CD, K. 2017/24475 sayılı kararında, beraat kararının 'gerekçesine yönelik' olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığını belirterek, zımnen gerekçeye yönelik bir temyizin mümkün olduğunu kabul etmiştir. Dolayısıyla sanık, delil yetersizliğinden beraat etmek yerine, eylemin suç olmadığını veya fiili kesinlikle kendisinin işlemediğini iddia ederek, beraat gerekçesinin değiştirilmesi için kanun yoluna başvurabilir. Bu durumda hukuki yararı vardır.