İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları'ndan olan 'Kanun Yararına Temyiz' (İYUK m. 51) ile 'Yargılamanın Yenilenmesi' (İYUK m. 53) kurumlarını; başvuru süjesi, amaç, süre ve kararın hukuki sonuçları bakımından karşılaştırınız. Kanun yararına temyiz kararının, kesinleşmiş mahkeme kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaması ilkesi, yargılamanın yenilenmesi sebepleriyle çakıştığında nasıl bir sonuç doğurur?
Cevap: Kanun Yararına Temyiz ve Yargılamanın Yenilenmesi, kesinleşmiş idari yargı kararlarına karşı başvurulan iki farklı olağanüstü kanun yoludur. Aralarındaki temel farklar şunlardır: 1) Başvuru Süjesi: Kanun yararına temyize yalnızca Danıştay Başsavcısı (ilgili bakanlığın lüzum göstermesi üzerine veya kendiliğinden) başvurabilir. Tarafların bu yola doğrudan başvuru hakkı yoktur. Yargılamanın yenilenmesini ise davanın tarafları (hukuki yararı olan taraf) talep edebilir. 2) Amaç: Kanun yararına temyizin temel amacı, hukuka aykırı olan ve temyiz denetiminden geçmeden kesinleşen kararların yol açtığı 'hukuk ihlalini' tespit ederek, benzer hataların tekrarlanmasını önlemek ve 'içtihat birliğini' sağlamaktır. Bireysel bir menfaati korumaz. Yargılamanın yenilenmesinin amacı ise, yargılama sırasında mevcut olmayan veya bilinmeyen çok önemli bir hata veya delil (sahte belge, hileli tanık vb.) nedeniyle maddi gerçeğe aykırı olarak verilen kararı düzelterek, tarafın uğradığı 'haksızlığı' gidermektir. 3) Süre: Kanun yararına temyiz için kanunda bir süre öngörülmemiştir. Yargılamanın yenilenmesi ise, sebebine göre değişen (genellikle 60 gün, AİHM kararı için 1 yıl, çelişkili karar için 10 yıl gibi) hak düşürücü sürelere tabidir. 4) Hukuki Sonuçlar: En temel fark buradadır. Kanun yararına bozma kararı, İYUK m. 51/2 uyarınca, kesinleşmiş olan mahkeme kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Sadece hukuka aykırılığı tespit eder ve Resmi Gazete'de yayımlanır. Yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilirse, eski karar kaldırılarak yeniden yargılama yapılır ve davanın esası hakkında yeni bir hüküm kurulur. Bu yeni hüküm, eski hükmün yerine geçer. Eğer kanun yararına bozma kararı, aynı zamanda bir yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturuyorsa (örneğin kararın çelişkili olduğunun tespiti), bu durum, davanın tarafına İYUK m. 53 uyarınca yargılamanın yenilenmesi davası açma hakkı verir. Danıştay'ın kanun yararına bozma kararı, bu yeni davada güçlü bir delil teşkil eder.