KHK ile meslekten ihraç kararlarının hukuki niteliği (yasama işlemi, genel düzenleyici idari işlem, bireysel idari işlem) konusundaki doktrinal tartışmaları; Danıştay 5. Dairesi'nin 2016/4066 sayılı kararı ile Kayseri ve Trabzon İdare Mahkemelerinin aksi yöndeki kararlarını karşılaştırarak analiz ediniz. Bu nitelemenin, başvurulacak kanun yolları ve mahkemeye erişim hakkı (AİHS m. 6) üzerindeki etkileri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161631

Cevap: KHK ekli listelerle meslekten çıkarma işlemlerinin hukuki niteliği, yargısal denetim açısından kritik bir tartışma yaratmıştır. Üç temel görüş vardır: 1) Yasama İşlemi Görüşü: KHK'ların kanun gücünde olması nedeniyle, ekindeki listelerin de yasama tasarrufu olduğu ve bu nedenle idari yargı denetimi dışında kaldığı savunulur. Kayseri ve Trabzon İdare Mahkemelerinin kararları bu yöndedir. Bu görüş kabul edilirse, idari dava yolu kapanır. 2) Genel Düzenleyici İdari İşlem Görüşü: KHK'ların Bakanlar Kurulu kararı olması nedeniyle genel düzenleyici işlem olduğu savunulur. 3) Bireysel İdari İşlem Görüşü: KHK ekindeki listelerin, isim ve unvan belirterek belirli kişilerin hukuki durumunu değiştirdiği için, bireysel idari işlem niteliğinde olduğu savunulur. Danıştay 5. Dairesi'nin K. 2016/4066 sayılı kararı bu görüşe yaklaşmıştır. Kararda, HSYK'nın KHK'ya dayanarak verdiği meslekten çıkarma kararının bir 'idari işlem' olduğu ve görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir. Bu hukuki niteleme, kanun yolları açısından hayati önem taşır. Eğer işlem 'yasama işlemi' kabul edilirse, olağan idari dava yolları kapalı olacağından, iç hukuk yollarının tüketilmediği itirazıyla karşılaşmadan doğrudan Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu açılabilir. Zira etkili bir başvuru yolu bulunmadığı için mahkemeye erişim hakkı (AİHS m. 6) ve etkili başvuru hakkı (AİHS m. 13) ihlal edilmiş olur. Eğer 'bireysel idari işlem' kabul edilirse, önce idare mahkemesinde iptal davası açılması, ardından istinaf ve temyiz yollarının tüketilmesi gerekir. Danıştay'ın görüşü, idari yargı yolunu açık tutarak mahkemeye erişim hakkını koruma eğilimindedir.