TCK m. 35'te düzenlenen suça teşebbüsün cezalandırılabilmesi için aranan 'elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlama' kriteri, hazırlık hareketlerinden nasıl ayırt edilir? TCK'nın bu konudaki yaklaşımının, 'kastı şüpheye yer bırakmayacak' şeklindeki sübjektif ölçütten farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #161619

Hazırlık hareketleri, suçun işlenmesi için gerekli ortamı ve araçları hazırlamaya yönelik olup, henüz suçun kanuni tanımındaki fiilin icrasına başlanmamış olan hareketlerdir (örneğin, hırsızlık için levye satın almak). 'Doğrudan doğruya icraya başlama' ise, failin artık hazırlık aşamasını tamamlayıp, suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirmeye yönelik, suçla doğrudan ve yakın bağlantı içindeki hareketlere başlamasıdır (örneğin, hırsızlık için kapıyı levyeyle zorlamaya başlamak). TCK, 'doğrudan doğruya icraya başlama' kriterini benimseyerek objektif bir ölçüt getirmiştir. Bu yaklaşım, eski tasarıda yer alan 'kastı şüpheye yer bırakmayacak' şeklindeki sübjektif ölçütten farklıdır. Sübjektif ölçüt, kişinin düşüncesini ve niyetini cezalandırma riski taşıdığı için terk edilmiştir. Çünkü hazırlık hareketleri de kastı ortaya koyabilir. Objektif ölçüt ise, fiilin dış dünyaya yansıyan niteliğine, yani suçun icrasına ne kadar yakın olduğuna bakar ve bu sayede ceza sorumluluğunun sınırlarını daha net çizerek kişi hak ve özgürlükleri için bir güvence oluşturur. (TCK m. 35 Madde Gerekçesi)