Bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi talebiyle açılan davada, sözleşmenin tarafı olan arsa maliklerinden bir kısmının davacı, bir kısmının ise dava dışı kalması durumunda, bu durumun davaya etkisi ne olur? Mahkemenin, dava dışı kalan arsa maliklerinin davaya 'muvafakat' vermesini yeterli görmesi usulen doğru mudur?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gibi bölünemez bir edim ve hukuki ilişki doğuran sözleşmelerin feshine ilişkin davalarda, sözleşmenin tarafı olan tüm arsa malikleri arasında 'mecburi dava arkadaşlığı' vardır (HMK m. 59-60). Bu nedenle, davanın tüm arsa malikleri tarafından birlikte açılması veya açılan davaya diğerlerinin katılması zorunludur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/3652 E., 2016/3888 K. sayılı kararında belirtildiği gibi, dava dışı kalan arsa maliklerinin davaya sadece 'muvafakat' etmeleri, onlara taraf sıfatı kazandırmaz ve taraf teşkilinin sağlandığı anlamına gelmez. Mahkemenin, muvafakati yeterli görerek davayı esastan karara bağlaması usule aykırıdır. Doğru usul, mahkemenin davacıya süre vererek dava dışı arsa maliklerini usulüne uygun olarak davaya 'dahil etmesini' veya bu kişilerin davaya 'katılmalarını' sağlamasıdır. Bu sağlanamazsa, TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanması gibi yollarla taraf teşkili tamamlanmalıdır.