Kamu görevlisi olmayan bir kişinin, haksız arama suçunu (TCK m. 120) işleyen bir kamu görevlisine yardım etmesi durumunda cezai sorumluluğu ne olur? Bu durum, iştirak hükümlerindeki 'bağlılık kuralı' çerçevesinde nasıl açıklanır?
Haksız arama suçu, failinin ancak kamu görevlisi olabildiği bir 'özgü suç'tur. Kamu görevlisi olmayan bir kişi bu suçu doğrudan fail olarak işleyemez. Ancak, bu suça iştirak edebilir. TCK'nın iştirak hükümlerini düzenleyen 40. maddesindeki 'bağlılık kuralı' gereğince, suça iştirak için failin işlediği fiilin en azından teşebbüs aşamasına varmış olması yeterlidir. TCK m. 40/2'ye göre, 'Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.' Dolayısıyla, kamu görevlisi olmayan bir kişi, haksız arama suçunu işleyen kamu görevlisine yardım ederse (örneğin, arama sırasında mağduru tutarak, gözcülük yaparak), 'yardım eden' (TCK m. 39) sıfatıyla sorumlu olur ve cezası indirilir. Eğer kamu görevlisini bu suçu işlemeye azmettirmişse, 'azmettiren' (TCK m. 38) olarak fail gibi cezalandırılır.